Antalya’da panel: Homofobi ve transfobi hepimizin meselesi!

30 Nisan 2017

​Antalya LGBTİ topluluğu BİZ’in panelinde konuşan KaosGL.org editörü Yıldız Tar, “Nefret ve ayrımcılık toplumsal barışı tehdit eder. Hepimizin mücadele etmesi gereken meseleler olmalı” dedi.

 

Antalya’da yeni kurulan LGBTİ oluşumu BİZ Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Topluluğu’nun düzenlediği “Hastalıktan Hak Talebine LGBTİ Hareketinin Seyri” paneli 29 Nisan’da Antalya Barosu’nda yapıldı.

Kaos GL’den Yıldız Tar’ın konuşmacı olduğu panele yaklaşık 60 kişi katılırken, Kepez Belediye Başkanı Av. Hakan Tütüncü ve Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal çelenk yolladı.

Heteroseksizmle mücadele; hepimizi özgürleştirecektir

Homofobi, transfobi, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, nefret suçları gibi temel kavramları açan Tar, “Homofobi eşcinsellerin; transfobi transların değil bir bütün olarak toplumun meselesidir. Toplumsal barışı tehdit eden, heteroseksüel ilişkinin tek meşru, makbul ve normal ilişki biçimi olduğunu dayatan ayrımcılık ideolojisi heteroseksizmle mücadele; hepimizi özgürleştirecektir” dedi.

Ayrımcılığın gündelik hayatın her alanında var olduğunu hatırlatan Tar, “hastalık, suç ve günah” söylemlerinin tarihsel arka planını aktardı, “Özgürlük ve eşitlik dediğimiz meselenin karşısında duran tüm ideolojiler bir şekilde birbiriyle ilişkilidir. Böylesi bir birliğe karşı hiyerarşi karşıtı beraberliklerin yolunu aramak hepimizi özgürleştirebilir” ifadelerini kullandı.

Ayrımcılığın boyutları

Ayrımcılığın toplumsal adaleti zedelediğini hatırlatan Tar, “Ayrımcılık bazen görmezden gelme bazen de farklı muamele ile kendini gösterir. Her iki biçimde de ayrımcılığa uğrayan kişinin toplumsal hayatın bütününe katılımını zedeler, imkansız kılar en iyi ihtimalle görünmezliğe hapseder” şeklinde konuştu. Görünmez kılınmaya karşı, “Buradayız, alışın, gitmiyoruz” demenin önemine değindi.

Nefret, hepimizin sorunu

Nefret söyleminin hem nefret saldırılarını meşrulaştırdığını hem de hedefindeki gruba mensup kişilerde ciddi yıkımlara yol açtığını da ifade eden Tar, “Ancak nefret söyleminin hedefinde olmak için illa o gruba mensup olmanız gerekmiyor. Uzun saçlı heteroseksüel bir erkeğin eşcinsel olduğu kalıp yargısı ve varsayımı üzerinden nefret söylemi ve hatta saldırılarına maruz kalabileceğini de deneyimliyoruz. Haliyle nefret söylemi sadece LGBTİ’lerin sorunu değil; toplumsal barışı tehdit ettiği için herkesin sorunudur” diye belirtti.

LGBTİ’lerin talepleri, asgari demokrasi talebi

Referandum sürecine değinen Tar, şöyle konuştu:

“Türkiye’de yeni bir anayasa yapılması gerektiğine ve bu anayasanın nasıl olacağına ilişkin tartışmalar yıllardır sürüyor. LGBTİ hareketi de 2000’lerin başından beri anayasa tartışmalarında görüşlerini sunuyor, tartışmaların parçası olmaya çalışıyordu. Temel görüş açıktı: Anayasanın eşitlik ilkesine cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerinin eklenmesi ve ayrımcılığa karşı korunma. LGBTİ hakları ancak, asgari demokrasinin geliştiği insan haklarının sağlandığı bir ülkede karşılık bulabilir. Haliyle LGBTİ’lerin talepleri esasında asgari demokrasi talebi.”

Sunumun ardından katılımcıların soruları cevaplandı. Etkinlik kapsamında Kaos GL Derneği’nin “Sık Sorulan Sorular”, “LGBT Hakları İnsan Haklarıdır”, “LGBT Hakları Sendikal Haklardır”, “Medyada Nefret Söylemi” kitapçıkları; BİZ’in çıkış manifestosu ile Kaos GL dergisinin son sayıları da konuklara dağıtıldı.

*Bu etkinlik Kaos GL ve Pembe Hayat Derneklerinin yürüttüğü Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonu Projesi kapsamında Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı tarafından desteklenmiştir.