AKP’den İnsan Hakları Komisyonu’nda LGBTİ’lere ayrımcılık!

18 Şubat 2016

 

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulması hakkında yasa tasarısı TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda incelendi. CHP ve HDP’nin tasarıya ‘cinsel yönelim ve cinsel kimlik’ eklenmesi talepleri AKP’nin homofobik tepkisi sonucu kabul edilmedi. HDP, komisyon çalışmalarından çekildi. LGBTİ’lere ayrımcılığı görmezden gelen tasarı TBMM’de görüşülecek.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulması hakkında yasa tasarısı dün (17 Şubat) TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda incelendi.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı kapsam dışında tutan tasarı alt komisyona gönderilebilecekken AKP'nin ısrarı sonucu komisyon tarafından incelenip doğrudan oylanmak üzere meclise iletildi. Böylece tasarının alt komisyonda daha detaylı incelenmesi önlenmiş oldu. Muhalefetin ve sivil toplumun önergelerini sunması için yeterli vakit tanınmadı.

Hükümet’in hazırladığı cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik ve yaşa dayalı ayrımcılığı yasaklayan ancak LGBTİ’leri ve taleplerini görmezden gelen tasarının komisyondaki görüşmeleri sırasında tartışma yaşandı.

Başbakan Yardımcısı ‘toplumun bütününü kucaklamak’ dedi, LGBTİ’leri yok saydı

Komisyon toplantısına katılan İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) Genel Koordinatörü Feray Salman’ın cinsel yönelime dayalı ayrımcılığın tasarıda yer almayışını eleştirmesi üzerine komisyon tutanağına göre Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan şu yanıtı verdi:

“Ha, burada şunu da ifade etmeliyim, özellikle cinsel yönelime yönelik olarak: Burada evet, böyle bir tavsiye kararı var ancak Avrupa içerisinde de şu anda bununla ilgili ciddi bir tartışma var. Biz Anayasa ve imzalamış olduğumuz uluslararası sözleşmeleri dikkate aldığımızda böyle bir terimin buraya konulmasının uygun olmayacağını da düşündük arkadaşlar, ben çok samimi olarak, açık olarak sizlerle de paylaşıyorum. Yani bunu şu açıdan söylüyorum: Biz toplumun bütününü kucaklamak zorundayız ve bu anlayış içerisinde de hareket etmek zorundayız. Ama inanın, çok samimi olarak ciddi mesai harcadık ve yapıyı öyle oluşturalım ki gerçekten kurum, kurul, oradaki arkadaşlarımız rahat hareket etsinler dedik.”

Elvan'ın Avrupa Konseyi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine ilişkin standartlarını yok sayması ve Avrupa'da tartışmalar olduğunu iddia etmesi dikkat çekti.

CHP’nin cinsel yönelim önerisi reddedildi

Bu tartışmanın ardından komisyon üyeleri tek tek maddeleri tartışmaya başladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, tasarının 2’nci maddesinin (a) fıkrasından sonra gelmek üzere ayrımcılık tanımına cinsel yönelimin eklenmesini önerdi.

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan da Tanal’ın önergesine şu ifadelerle destek verdi:

“Özellikle cinsel yönelimle ilgili düzenlemede bir hazım sorunu olduğunu söylediler. Fakat böyle bir gerçeklik var, aynı zamanda uluslararası sözleşmeler var, imzamız bulunan sözleşmeler var ve tavsiye kararları var. Şimdi, bir yandan bu tavsiye kararlarına genel anlamda uyarken, bir yandan sözleşmelerin altına imza atarken böylesi bir olguyu kabul etmemek ve onu yok saymak, yok sayarak çözmeye çalışmak problemi daha da geniş bir şekilde devam ettirmek anlamına gelir ve bildiğiniz gibi ka muoyunda da aslında çok da benimsenmeyen bir durum değildir. Her konuda, sanıyorum, Bakanlığın davetlerine de bu gruplar katılmaktadırlar ve kendi haklarına ilişkin taleplerini ifade etmektedirler. Bu nedenle, daha genişletilerek durumun değerlendirilmesi konusunda öneriyoruz.”

Hükümet’in katılmadığı Tanal’ın önergesi kabul edilmedi.

CHP’li milletvekillerinin ayrımcılığı yasaklayan 3'üncü maddenin 2.ci fıkrasına cinsel yönelim eklenmesi önerileri de Hükümet’in homofobik tepkisi sonucu kabul edilmedi.

HDP’nin cinsel yönelim önerisi reddedildi, HDP komisyondan çekildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Burcu Çelik Özkan ve Ayhan Bilgen de kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamda ayrımcılığı düzenleyen maddeye cinsel yönelim ve cinsel kimlik ibarelerinin eklenmesini önerdi. HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine ilişkin bütün önerilerinin kabul edilmemesini eleştirerek komisyondan çekildiklerini şöyle açıkladı:

“Yani bugünkü koşullarda baktığımız, şu andaki koşullarda baktığımız zaman yani bu kanunun hazırlandığı gibi bizim hiçbir şekilde görüşümüz, önerilerimiz dikkate alınmadan geçirilecek gibi görünüyor ve alelacele, yarım saat içerisinde bizim zaten bu kanun üzerindeki düşüncelerimizi, madde madde hepsini önerge hâline getirmemiz de zaten söz konusu değil. Onun için yani bu hazırlanmış hiçbir şekilde insan hakları temeliyle de yaklaşılmayan, sadece belli kaygılar çerçevesinde… Dediğim gibi, bugün, Mecliste görüşülen k anunun sadece keskopyala-yapıştır başka bir versiyonu. Ama dediğim gibi insan hakları temelinde hiçbir şekilde yaklaşılmayan, bunun kaygısını taşımayan ve Türkiye’yi de ileri bir seviyeye götürmeyeceğini kanaatindeyiz biz ve burada maalesef ki verdiğimiz hiçbir önergenin de kabul görmüyor oluşu, hatta doğru düzgün dinlenmiyor oluşu nedeniyle biz bütün önergelerimizi geri çekiyoruz. Bu saatten sonra bu kanun üzerinde herhangi bir etkimizin olacağını da düşünmüyoruz biz burada ya da düzeltilmesi açısından. Gördüğümüz gibi zaten sivil toplum örgütleri de kendilerini bu işin içerisinde göremedikleri için maalesef ve bu kanunda en fazla etkilenecek olan kesimlerden biri de onlar da ve bu işin asıl sahibi onlar bile şu anda burayı terk etmiş oldukları göz önünde tutulduğunda biz de bütün önergelerimizi çekiyoruz. Bundan sonra bu çalışmanın içerisinde de yer almayacağız.”

Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan bu sefer de cinsel yönelimle ilgili takdir haklarını kullandıklarını söyledi. Ardından söz alan Başaran tasarıda sivil toplumun dışlandığını ve sorunun sadece cinsel yönelimle ilgili olmadığını belirtti:

“Bütünen zaten kanun sıkıntılı, bir bütünen düzenlenmesi ve değiştirilmesi gerekiyor. Ama bunları tek tek belirtmemiz için de yarım saatlik süre çok az. Yani biz niye bu kadar aceleci davranıyoruz? Neyi yetiştirmeye çalışıyoruz? Yani birkaç günle biz neyi kaybedeceğiz, bunun karşısında neyi kazanacağız, bence bunu da düşünmemiz gerekiyor. Dediğim gibi, biz, bu kanunla ilgili daha fazla konuşmayacağız, zaten çözülecek, değiştirilecek bir durum da olmadığını görüyoruz açık ve net olarak, onun için bu saatten sonra bu çalışmada yer almayı da düşünmüyoruz.”