Bolu’da LGBTİ Sıkça Sorulan Sorular Atölyesi

25 Mart 2016

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Topluluğu tarafından düzenlenen Toplumsal Cinsiyet Günleri etkinliğinin 3. gününde Pembe Hayat Derneği’nden Gani Met ve Ozan Uğur “Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı oturumda konuştu.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Topluluğu tarafından gerçekleştirilen Toplumsal Cinsiyet Günleri kapsamında ekofeminizm, kadın cinayetleri ve LGBTİ oturumları gerçekleştirildi.

22-23-24 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen Toplumsal Cinsiyet Günleri’nin 3. ve son oturumu olan Sıkça Sorulan Sorular oturumunda Pembe Hayat’tan Gani Met ve Ozan Uğur konuştu. Uğur LGBT Temel Kavramlar sunumunda homofobi ve transfobinin sadece LGBTİleri değil tüm toplumu hapsettiğini belirtti. LGBTİlerin heteronormatif sistem tarafından tanımlandıktan sonra sistematik biçimde işkence ve tecrite uğramasının ardından bir araya geldiğini belirten Uğur “Birileri bizlere siz şusunuz ya da busunuz dediği için bugün bir aradayız. Aşklarımızdan ve yataktaki pratiklerimizden dolayı bizi tanımlayıp tecrit eden heteronormatif sistem karşısında örgütlendik ve bugün Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde  örgütlü şekilde özgürlüğümüz için mücadele ediyoruz. Eğitim, sağlık, hukuk, çalışma hayatı ve günlük yaşamımızın her alanında bir şekilde mağdur durumuna düşürülmemize karşı bir araya geliyor ve mağduriyet değil eşitlik istiyoruz diyoruz. Bu eşitliği ve özgürlüğü sadece kendimiz için değil herkes için istiyoruz. Nefret ve ayrımcılık herkesi sarmalıyor ve bir şekilde mağdur ediyor. Bu nedenle hep birlikte özgürleşmek için bütün ayrımcılık biçimlerine karşı bir arada mücadele edebilmeliyiz” dedi.

 

“Herkesi bu kadar ezen erkekliğe ve iktidara neden sahip çıkalım ki?”

Kendi pratikleri üzerinden yaşadığı ayrımcılığı anlatan Gani Met ise bütün nefret ve ayrımcılık türlerinin birbirinden beslendiğini ve iktidar olma biçimlerinin hepsinin bir öteki yarattığına dikkat çekti. Gani Met “Erkeklik hepimizi mağdur eden bir şey. Beni zorla askere gönderen erkeklik bir erkeği de askere gitmeye, katil olmaya, şiddete hapsediyor. Aynı erkeklik önce benimle yatıp sonra bana şiddet uyguluyor. Uygulamaz ve makul bir erkek olmazsa başka erkekler tarafından tecrit ediliyor. Kadını eve hapseden bu kafa yapısı kendisini de çalışıp evi geçindirmeye hapsediyor. Yani aslında bu nefret ve iktidar hırsı sadece kadınları, ibneleri, dönmeleri mağdur etmiyor. Makul olmayan herkesi mağdur ederken kendisine de saçma sapan ve anlamsız birçok görev yükleyerek o yükün altında yok olmayı tercih ediyor. Vatanı korumak, ev geçindirmek, çocuk yapmak, namusuna sahip çıkmak gibi kim tarafından nasıl verildiği belli olmayan görevlerin altında yok olup gidiyor. Birçok ibne ve dönme de aslında bu iktidar hırsının karşısında mağdur oluyor. Herkesi bu kadar ezen erkekliğe ve iktidara neden sahip çıkalım ki?” dedi.

Etkinlik, konuşmaların ardından katılımcıların askerlik, eğitim, evlilik eşitliği ve trans geçiş süreçleri gibi alanlara dair soruları ve görüşleri ile tamamlandı.

* Avrupa Birliği Sivil Düşün Programının finansal olarak desteklediği Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonu Projesi kapsamında Pembe Hayat ve Kaos GL tarafından desteklenmiştir.