Sivil, Demokratik Bir Anayasa İçin

9 Nisan 2010

Bizler, etnik, dilsel, cinsel ve kültürel yönden halkların veya grupların haklarının evrensel insan haklarına uygun olarak tanınmasını istiyoruz. İnsan haklarının, canlı yaşamına verilen önemin omurgasını oluşturduğu yeni, katılımcı, özgürlükçü, çoğulcu, eşitlikçi, sivil ve demokratik bir anayasa istiyoruz.

191 aydının imza verdiği Sivil Anayasa Platformu herkesi 10 Nisan’da Kadıköy’de yapılacak mitinge çağırdı: ?Eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı, sivil ve demokratik Anayasa? talebimizle bir miting düzenleyeceğiz. Sizi de bekliyoruz.

Türkiye’de hâlâ 1982 Anayasası yürürlükte. Bütün yurttaşları Türk olarak tanımlayan, hatta Türk olmaya zorlayan bir anayasa. Milli Güvenlik Kurulu Anayasası’ndan da başka bir tanım beklenemez zaten. Yüksek yargı, bürokrasinin elit kesimleri, ordunun vasiliği ve hükümetlerin ortaklığıyla Milli Güvenlik Siyaset Belgeleri’nin gerçek anayasa olarak işlev gördüğü garip bir güçler ayrımı tahakkümü altındayız yıllardır.

Bir darbe anayasası hangi dinamiklerin üzerinde yükseliyorsa, bu anayasa da o dinamiklerin üzerinde yükseliyor. Yani 12 Eylül idamlarının, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşatılan şiddetin, kapatılan sendikaların, gazetelerin, dergilerin, işkenceden geçirilen yüzbinlerce insanın, açık bir baskının, şiddetin üzerinde yükseliyor.

1982 Anayasası ?ama? ile başlayan cümleciklerle tam bir yasaklar toplamıdır. Anayasaları değerli kılan, özgürlük ve hak temelli genel ilkeler üzerinde demokratik bir uzlaşma sağlanması ve toplumu oluşturan farklı kesimlerin taleplerini yansıtmasıdır. 1982 Anayasası’nın değerini buradan da çıkartabiliriz.

1982 Anayasası’ndan tümüyle kurtulmak zorundayız. Çünkü, ruhunda ayrımcılık değil, bireylerin ve grupların temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almak ve devlet iktidarını sınırlandırma arzusu yatan yeni bir anayasaya ulaşmadan, özgürlüklerimizi geliştirmemiz, yaşayabilmemiz mümkün görünmüyor. Meşruluğunu toplumun ezilen kesimleri başta olmak üzere tüm kesimlerinin demokratik bir tartışma sürecinden geçerek kendini ifade edebileceği platformların üzerinde şekillendirmesinden alan yeni bir anayasaya ihtiyacımız var.

Bizim barışa ihtiyacımız var! Adalete ihtiyacımız var! Eşitliğe, düşünce ve dini inançlar üzerindeki baskıların son bulmasına ihtiyacımız var. Herkesin ekonomik, sosyal ve kültürel haklarıyla çalışanların sendikal haklarının güvence altına alınmasına ihtiyacımız var. Taş attı diye çocuklara ağır hapis cezası vermeyi kolaylaştırırken, Lice’de Ceylan Önkol’u paramparça ederek öldürenlerin yargılanmasını engelleyen mevcut Anayasa ve mevcut Anayasanın darbeci ruhudur.

Bizler, etnik, dilsel, cinsel ve kültürel yönden halkların veya grupların haklarının evrensel insan haklarına uygun olarak tanınmasını istiyoruz. İnsan haklarının, canlı yaşamına verilen önemin omurgasını oluşturduğu yeni, katılımcı, özgürlükçü, çoğulcu, eşitlikçi, sivil ve demokratik bir anayasa istiyoruz.

İşte bu yaklaşımla 10 Nisan Cumartesi günü, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmek üzere adımlar atıyoruz. Uzun süredir konferanslar, toplantılar ve basın duyurularıyla kamuoyu yaratmaya, kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımızın bu aşamasında bir ilki gerçekleştirecek ve ?Eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı, sivil ve demokratik Anayasa? talebimizle bir miting düzenleyeceğiz. Sizi de bekliyoruz.

SEYİDİ FIRAT: Sivil-Demokratik Anayasa Platformu sözcülerinden