12 Eylül’ün ruhu sivil anayasada

24 Eylül 2007

12 Eylül ürünü anayasadaki özgürlükleri kısıtlamaya yarayan ’milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlakın korunması’ gibi ifadeler taslakta da korunuyor. Mevcut anayasadaki ’Dernek kurma’, ’Gösteri ve yürüyüş’, ’Sendika kurma’, ve "Grev’ hakları "milli güvenliğin, genel ahlakın ve ya başkalarının hürriyetlerinin korunması amaçlarıyla sınırlanabiliyor. Yeni taslakta da bu konulardaki kısıtlamalar aynı ifadelerle yer buldu.

"Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması..." ifadeleri, 12 Eylül darbe rejimi tarafından hazırlanan anayasada, kaşıkla verilen özgürlüklerin kepçe ile alınması için kullanılan ’sihirli’ ifadelerdi. AKP tarafından akademisyenlere hazırlatılan anayasa taslağı, 12 Eylül cuntasının bu sınırlama ifadelerini temel hak ve hürriyetlerle ilgili bütün maddelerinde aynen koruyor. Tek istisna ’din ve vicdan özgürlüğü’nde! Bu maddede sınırlama için sadece ’kamu düzeni ve genel ahlak’ gözetilmiş.

Laik Cumhuriyet çıktı: Mevcut anayasanın 13. maddesinde hak ve özgürlüklerin "Anayasanın sözü ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" ifadesi taslakta korunurken sadece ’Laik Cumhuriyet’ ifadesi çıkarılıyor.

’Kötüye kullanma’ engeli: Mevcut anayasanın 14. maddesinde ’Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması’ başlığı altında hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, ’Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamamayacağı’ hükme bağlanıyor. Taslağın 13. maddesinde sunulan alternatiflerden birinde "Temel hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmaya yönelik eylemler biçiminde kullanılamaz" deniliyor.

Gerekçeler aynı: Mevcut anayasada temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, kısmen veya tamamen durdurulabileceği ve Anayasa’daki güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği anlatılıyor. Taslakta da 14. maddede temel hakların aynı gerekçelerle kısıtlanabileceği belirtiliyor.

Reforlardan geri adım: 12 Eylül anayasasında ’özel hayatın gizliliği’, ’konut dokunulmazlığı’ ve ’Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği’, ’Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması’ gibi sebeplerle ihlal edilebiliyordu. AB reformları ile yapılan değişiklikle, ’hâkim kararı’ ve ’acil durumlarda yetkili merci kararı’ şartı getirildi. Yeni taslakta, mevcut anayasadaki sınırlama aynen korunuyor.

Seyahat hürriyeti: Mevcut Anayasa’nın 23. maddesinde yerleşme hürriyeti, ’suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak’; seyahat hürriyeti de ’suç işlenmesini önlemek’ amacıyla sınırlandırılıyor. Yeni taslakta bu gerekçelere ’sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek’ ve ’genel sağlığı korumak’ gibi muğlak ifadeler ekleniyor.

Laiklik yerine kamu düzeni: Anayasanın 24. maddesinde din ve vicdan hürriyeti 14. madde ile yani ’Laik Cumhuriyeti ortadan kaldırma amacını taşımama’yla sınırlandırılıyor. Yeni taslakta bu kısıtlama kaldırılıyor ve yerine ’kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması’ şartı getiriliyor.

Örgütlenme hakkı: Mevcut anayasadaki ’Dernek kurma’, ’Gösteri ve yürüyüş’, ’Sendika kurma’, ve "Grev’ hakları "milli güvenliğin, genel ahlakın ve ya başkalarının hürriyetlerinin korunması amaçlarıyla sınırlanabiliyor. Yeni taslakta da bu konulardaki kısıtlamalar aynı ifadelerle yer buldu.

İfade özgürlüğü için yeni engeller

Mevcut anayasada düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın hürriyeti 26, 27 ve 28. maddelerde düzenleniyor. Bu hürriyetlerin ’milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyet’in temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi’ amaçlarıyla sınırlanabileceği anlatılıyor.

Taslakta ise ’bölünmez bütünlük’ gerekçe olmaktan çıkarılıp, ’savaş kışkırtıcılığının engellenmesi, her türlü ayrımcılık, düşmanlık veya kin ve nefret savunuculuğunun önlenmesi’ amaçları gerekçe hanesine ekleniyor.

Deniz Zeyrek