Yeni Anayasa Calismalari ve LGBT Bireyler

22 Mayıs 2012

Yeni anayasa yapım sürecinde ayrımcılığı düzenleyen madde alt komisyona takıldı.

Basına ve Kamuoyuna,

Yeni anayasa yapım sürecinde ayrımcılığı düzenleyen madde alt komisyona takıldı. Medya’da yayınlanan haberlere göre maddenin alt komisyonda onaylanmamasının sebebi CHP’nin ve BDP’nin ayrımcılığı düzenleyen maddeye cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerinin eklenmesi yönünde talepte bulunmalarıydı. AKP’nin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerinin toplumun genel ahlakına ve yapısına uygun olmayacağını gerekçe göstererek teklifi reddetmesi demokrasinin temeli olan bütün vatandaşların kanun önünde eşit muamele görmesi ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Diğer bir deyişle, AKP hak isteyen eşcinsellerin dertlerine kısmen de olsa derman olacak koruyucu yaklaşımı reddetmiş oldu. AKP sokakta her gün şiddete uğrayan, okuldan atılan ve evden kovulan yüzlerce eşcinsel ve transseksüelin hakkını koruyacak bir öneriyi reddetti.

AKP’nin getirilen öneriyi reddetmesine dayanak yaptığı genel ahlak ve ailenin korunması gibi muğlak kavramlar toplumsal gerçekleri yansıtmamaktadır. Çünkü içinde yaşadıkları toplumun ayrılmaz bir parçası olan LGBT bireylerin aileleri vardır. Nitekim Konda Araştırma şirketinin yaptığı algı anketlerinde genel nüfusun neredeyse yüzde onu cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sorununu sahipleniyor. Bu rakam AKP’nin sürekli ileri sürdüğü, ama hiçbir bilimsel veriye dayanmayan yüzde doksan dokuzu kendinden sayma mantığı ile örtüşmemektedir. Velev ki öyle olsa bile yüzde birlik bir topluluğun haklarının bile anayasal olarak güvence altına alınması çoğulcu ve demokratik bir anayasa için olmazsa olmaz koşuldur. Eşcinsellik ahlaksızlık değil bir varoluş biçimidir.

Yeni anayasa yapım sürecinde LGBT örgütlerinin ortak bir uzlaşma zemini oluşturup sürece katılım yönündeki ciddi çabalarına rağmen AKP’nin hala LGBT haklarını görmezden gelmesi tamamen ideolojik olup evrensel insan hakları değerleri ile bağdaşmamaktadır.

LGBT Örgütleri Yeni Anayasa Yazım Süreci’nin en başından itibaren ilgi ve pozitif bir katkı sunma çabasıyla yeni anayasa yapım sürecini yakından izlemiş ve izlemeye, katkı sunmaya devam etmiştir. Demokratik, eşitlikçi, katılımcı ve özgürlükçü bir anayasanın ancak toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir anlayışla yazılabileceği, LGBT örgütleri dışında sivil toplum örgütlerinin de büyük bir kısmının ifade ettiği bir görüştür. Buna rağmen AKP’nin hala ayak diremesi anlaşılır değildir. Çünkü söz konusu olan anayasa yapılırken çeşitli toplumsal kesimlerin ?ne istedikleri? önemlidir; ?ne istemedikleri? değil. Bu basit etik kural bile AKP tarafından çiğnenmiştir.

LGBT örgütlerinin en önemli talebi Yeni Anayasa Süreci ve İçeriği hakkında görüş ve taleplerinde olduğu gibi Yeni Anayasa’nın ?Eşitlik? maddesinde ?Cinsel Yönelim? ve ?Cinsiyet Kimliği? ibarelerinin kullanılması ile LGBT’lere yönelik baskı, şiddet ve ayrımcılığa karşı, LGBT’lerin hukuki dayanaklarının güçlendirilmesidir.

LGBT bireyler ve örgütler olarak CHP’nin ve BDP’nin ifade ettiği şekilde anayasanın ayrımcılığı düzenleyen maddesine cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği eklenmesini ya da aynı maddenin gerekçesinde açıkça yazılmasını istiyoruz.

LGBT örgütleri olarak iki seçenek sunuyoruz peki AKP’nin bize sunduğu demokratik seçenek nedir?

SPoD (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği)

www.spod.org.tr